Ser Ver Sır Verme

Emek Can Ecevit, Galip Kürkcü
Stensil, 2017

1/1

Sanat inisiyatiflerini, sanatçı bireyden sonra sanat dünyasının dönüşümünde söz sahibi olan bir gücü taşıyan en küçük ikinci örgütsel eyleyici olarak görebiliriz. Bahsettiğimiz bu güç mübadelesi ise karşılıklı ilişkiye dayanan bir zemine oturmaktadır. Sanat inisiyatiflerinin sanat alanını içeriden değiştirme kapasiteleri vardır; yani eleştirilerini sanat alanında hali hazırda kabul görmüş kural, düzenleme ve uygulamalara karşı yükseltirler. Dolayısıyla inisiyatifler sanat alanı içindeki diğer organizasyonların kendi sanatsal uygulamalarını, sanatsal üretim ve yayılımı sorgulamalarını tetiklerler. Farklı sanatsal disiplinlerin biraradalığı ise aynı zamanda sanatçı inisiyatiflerinin sadece artistik alanı değil toplumsal muhalefetin öne çıkardığı kavramların ve sorunların da tartışılmasını sağlar.

Bu stencil/şablon çalışması, sırtını ‘Dilemediklerimiz Ağacı’na (Hülya Demirdirek: Yerleştirme) vererek, omuzunu kırmızı bir ‘Umut’ balonuna (Orhun Bora Çetin: Yerleştirme) yaslayarak, yüzünü Ankara’nın kent hafızasına ve tarihi kentin kendisine çevirerek, dilini ve anlatısını Anafartalar Çarşısı esnafından devşirerek ve ancak çarşıdaki seramik panoları var eden sanatçıların ortak üretim hafızası sayesinde ayakta durabilmektedir.

Egemen örgütsel ve kurumsal güç merkezleri sanat olaylarını ve faaliyetlerini yönlendirip, kontrol ve katalize ederken, inisiyatiflerin birçoğu, sanat ortamının temel sorunsalının sadece bir iş üretmek değil, onun sergilenmesi gerektiği fikri ile öne çıkmaktalar. Bu nedenle, inisiyatifler, sanat alanı içinde özellikle de güncel sanata ayrıntılarıyla angaje olmuş sanatçılar için farklı sergileme mekanları sağlamayı amaçlar. Son yıllarda, özellikle çoklu-medya veya işitsel, yerleştirme ve performatif sanatlar ile uğraşan sanatçılar inisiyatif şemsiyeleri altında görece daha görünür olabilmektedirler.

Ser Ver Sır Verme çalışması Anafartalar Çarşısı’ndaki seramik panoları yapan seramik sanatçılarımız Füreya Koral, Attila Galatalı, Seniye Fenmen ve Cevdet Altuğ’un web/internet/dijital ortamda bulunan imajlarının kullanılması, çarşı esnafından Ali Arslan’ın Zerrin Yaya (2015) ile olan görüşmesinde sanatçıların nasıl çalıştıklarına dair anlatısından alıntılanan metnin şablon hale dönüştürülmesi ve bunların Anafartalar Çarşısı’nın Ankara Kalesi’ne bakan duvarının bir parçası olan metal plakalara uygulanması ile gerçekleşmiştir. Çalışma Hemzemin Atölye’de Emek Can Ecevit ve Galip Kürkcü’nün arkadaşları Umut Kambak, Sultan Bozbıyık, Canan Rigaut, Tayfur Gürel, Ender İplikci, Aliye Dorkip ve Kerem Reyhan tarafından çarşının içindeki seramik eserlerle birlikte korunabilmesi amacıyla ve günümüz iktidarının kent dokusunu rant estetiğine çevirmesine karşı gelişen bir duyarlılıkla, müşterek bir çalışma disipliniyle tamamlanmıştır. Görünür kılamadığımız ve koruyamadığımız kent dokusunun birer parçası olan tüm eserlerin ve sanatçıların affına sığınarak…

Ref:
Yaya Zerrin, 2015, KENTİN ORTASINDA SAKLI BİR MÜZE, Enamour Magazine, https://infoenamour.wordpress.com/2015/09/07/kentin-ortasinda-sakli-bir-muze/