Fructus Non Grata

Aslı Alpar
Yerleştirme, 2017
Meyve ve Hazır Nesneler

1/1

Başkanlık referandumu öncesi Hollanda -Türkiye arasındaki gerilimli süreç esnasında, Hollanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızı “Persona non grata” ilan ederek sınır dışı etti. Bu sert diplomatik hareket sonrası Türkiye’de “portakal bıçaklamak” gibi birbirinden yaratıcı protesto biçimleri ile karşılaştık. Fructus Non Grata fikri buradan yola çıktı. Bıçaklanmış portakallardan oluşan bir natürmort; posttruth olarak kavramlaşan gerçeklik / algı sorununa ve günümüz politikalarına bir eleştiri olarak...

Diğer yandan yerleştirme, Hollanda’nın sanat tarihindeki natürmort geleneğine de göndermede bulunur. Gösterişli çiçekler ve olgun meyvelerden oluşan kompozisyonlar; geniş masalarda izleyicisini bir şölene davet eder bu tablolarda. Tarım olanakları sınırlı Hollanda’nın daha 17. yüzyıldaki bu zenginliği ister istemez günümüzde ülkeler arasındaki adaletsizliğin kökeni, Batı’nın sömürgeci geçmişi üzerine düşündürür. 

Uygarlığın bu acımasız yüzü çevremizi ve kentlerimizi biçimlendirmeye devam ediyor ne yazık ki. Rant ve ideolojik hesaplaşmaların yoğurduğu politikalarla yıkılmak istenen Anafartalar Çarşısı da bu yüzden bir “non grata” ve kanımca tüm işler için doğal bir katmanlılık sağladı. Yerleştirmedeki meyveler, yine yıkım tehlikesi altındaki Ulus Hali’nden, bıçaklar çarşı içindeki esnaftan alındı. Çarşı içinde bir bir kapanan dükkanları saklamak için düşünülmüş brandalardaki, büyük ölçekte basılmış, türbanlı ve abiye kıyafetli mankenin etekleri kadife bir masa örtüsüne dönüştü böylece. 1950’lerde Amerikan rüyasının yarattığı bakımlı ev kadını prototipi benzeri siyasal İslam’ın yarattığı bir figür olarak işin bir parçası haline geldi. 

Fructus Non Grata’nın meyveleri çok kişinin iştahını kabarttı. Özellikle küçük meyveler; erik, incir ve üzümler, bazı elmalar izleyici ile büyük bir etkileşime girerek sindirildi. Soyması zahmetli narlar, işin odak noktası bıçaklanmış portakallar çok rağbet görmedi. Belki de işin yerleştirilmesi esnasında da desteğini esirgemeyen esnaf tarafından kurtarıldı. Sergi sonuna doğru çürümeye, sineklenmeye başlamışlardı ki “bugün var,    yarın yok” dünyamızı saçmalıklarla dolduran tüm politikaları temsilen  çöpe atıldılar.